KARİKATÜRİSTLERİMİZ
  Karikatürde İLKLERİMİZ
 


KARİKATÜR SANATININ VAROLUŞ VE GELİŞİM ÖYKÜSÜ

Daha önceki dönemlerde de örnekleri olmasına karşın, çağdaş karikatür 19. yüzyılda kitle iletişim aracı olarak gazete ve dergilerin yaygınlık kazanmasıyla gelişmiştir. Türkiye'de ortaya çıkışı da bu alandaki gelişmelerle hemen hemen aynı döneme rastlar. Tanzimat döneminden sonra gazete ve dergilerin çoğalması ve baskı tekniklerindeki ilerleme anlatım aracı olarak grafik sanatlarından yararlanmayı da birlikte getirmiş, gazetelerde, dergilerde haberleri anlatan ya da destekleyen çizimler, resimleme çalışmaları görülmeye başlamıştır. Bir süre sonra bu anlatım biçimlerinden batıda olduğu gibi eleştiri ve gülmece amacıyla yararlanma düşüncesi ortaya çıkmış ve uygulanmıştır. Giderek bu işin uzmanı sanatçılar yetişmiş, hatta yalnız bu tür çizimlere dayanan gülmece gazete ve dergileri yayımlanmıştır
Karikatür Türkiye'de batı etkisi altında gelişmiş sanatlar arasındadır. Ama bize özgü sanatlar arasında karikatürün özelliklerini taşıyan yaratı alanları da bulunmaktadır. Sözgelimi, minyatürde çizimin önemli bir yeri vardır. Bazı minyatürlerde oldukça abartılmış figürlere rastlanır. Karagöz oyununda kullanılan figürler de fazlasıyla kendine özgü, abartılmış çizgilerle gülünç tipler çizerler. Karikatürün en önemli öğesi olan gülmece ise çok eskiçağlardan beri Anadolu insanının kullandığı bir dişavurum biçimidir. Hitit kabartmaları incelendiğinde, işlevi eğlencelerde insanları güldürmek olduğu anlaşılan kişileri canlandıran kabartmalara rastlanır. Nasreddin Hoca ve Bektaşi fukaraları ise daha yakın çağlardan örneklerdir. Ortaoyunu gibi gösteri sanatları özgün ve abartılı tiplerle gülmeceyi kullanan anlatım araçlarıdır. Bütün bu birikimler Türkiye'de karikatüre hazır bir ortam yaratmıştır diyebiliriz
Osmanlı döneminde ilk karikatür 1867'de yayımlanmıştır. 1870'te Teodor Kasap'ın yayımladığı Diyojen ise ilk Türk gülmece dergisidir. Bu dergiyi başkaları izlemekle birlikte, ilk karikatürlerin yayımlanmasından sonra uzunca bir süre karikatürsüz bir dönem yaşandı. II. Abdülhamid'in baskıcı yönetimi gazete ve dergilerin çıkmasını engellemiş, çıkabilenlerde de eleştiri amaçlı gülmeceye izin verilmemiştir.
Bu dönemde Türk karikatürü Türkiye dışında yayımlanan gazete ve dergilerde yer alarak sürdü. 1908'de II. Meşrutiyet'ten hemen sonra bu tür yerli yayınlar yeniden çoğaldı, bu da karikatürde bir canlanmaya neden oldu.
İlk dönem Türk karikatürünün özelliklerinden biri çizimlerin resim gibi oluşudur. Başka bir deyişle, karikatürler gerçekçi çizimler üstüne kuruluydu. Abartıyı sağlamak için düzenleme ve çizim özelliklerine önem veriliyor, gülmece daha çok yazıya dayanıyordu. Altyazılarda açıklamalar, karşılıklı konuşmalar yer alıyor, ayrıca çizimde gösterilen figürlerin üstüne de kim ya da ne oldukları yazılarak açıklanıyordu.
Türk karikatürünün ikinci dönemi cumhuriyetin kurulmasını izleyen yıllarda ortaya çıkmıştır. 1928'de yeni Türk alfabesinin benimsenmesi okuryazar sayısını çoğalttığı gibi basın yayın alanında da önemli bir canlanmaya yol açtı. Bu değişme ve gelişmeleri izleyen yıllarda karikatürün günlük gazetelerin ayrılmaz bir parçası olmuş ve klasik Türk karikatürünün en büyük ustaları yetişmiştir. Bu dönemin karikatürünün en belirgin özelliği çizimdeki değişmedir. Bir önceki dönemin sonlarına doğru başlayan çizimlerdeki yalınlaşma süreci bu dönemde de sürmüştür. Çizimlerde artık en ince ayrıntılardan vazgeçilmiştir.
 
Türk karikatürünün üçüncü dönemi 1950'de başlar. II. Dünya Savaşı'nın bitmesinden sonra Türkiye'nin dış dünyaya açılmasına, siyasal ve ekonomik alanda liberalleşmesine paralel olarak basın-yayın yaşamında gözlenen canlanma ve çeşitlenme karikatüre de yansımış, Türk karikatürü yenilenip çağdaşlaşmaya başlamış, çalışmalarını uluslararası düzeyde kabul ettiren sanatçılar yetişmiştir. Yeni karikatür anlayışının en etkin olduğu dönem 1950-1960 arasıdır. Önde gelen temsilcileri günümüzde de yapıt vermeyi sürdürmekte, ayrıca pek çok genç karikatürcü günümüzde de bu dönemin ustalarının ilkelerini uygulayan yapıtlar vermektedir.
Üçüncü dönemdeki en önemli değişiklik çizimde görülmektedir. Belli bir yalınlaşma sürecinden geçmiş de olsa, ikinci dönem karikatürü anlatımı doğrudan desteklemeyen ayrıntılarla doludur. 1950 kuşağı adıyla da bilinen yeni karikatür neredeyse bir çırpıda denecek kadar hızla kendini bunlardan arındırmış, gereksiz her türlü ayrıntıyı çizimden çıkarmıştır. Çağdaş eğilimlere paralel bu gelişme bir süre sonra karikatürün çizgiyle gülmece yapma sanatı olarak tanımlanmasına yol açmıştır.

1970'lerin başında karikatür bir kendini yenileme sürecine girdi, böylece de günümüze kadar süren dördüncü ve sonuncu dönem başlamış oldu. Bu dönemde karikatür büyük yaygınlık kazanarak pek çok kişi, özellikle de gençler için bir anlatım, bir dışavurum aracı oldu. 1975'te de İstanbul'da, Tepebaşı'nda Türkiye'nin ilk Karikatür Müzesi kuruldu.

Dönemin özelliklerinden biri soyut anlatımlarından uzaklaşmak olmuştur. Bir başka çizim özelliği de karikatürün çizgi romana özgü anlatım tekniklerinden yararlanmaya başlamasıdır. Altyazılar ortadan kalkarak, sözlerin konuşma balonları içine alınması, çizgi romana özgü ünlem, sözcük ve işaretlerin karikatürde de kullanılması, daha devingen, canlı, çarpıcı çizimlerin araştırılması, yazarı ile çizeri ayrı ortak yapımların çoğalması karikatüre yeni bir soluk kazandırmış, karikatürün yeniden yaygın bir anlatım aracı olarak kullanılmasını sağlamıştır.

Karikatür günümüz Türkiye'sinde yaygınlık açısından en önde gelen sanat dalı durumuna gelmiştir. Sanatsal yaratıcılık alanı olarak geniş kitleler tarafından ilgiyle izlenmekte ve sevilmektedir. Gülmece dergilerinin sayısı çoğalmış, ayrıca gazete ve dergiler de gülmece ekleri vermeye, amatör çizer köşeleri düzenlemeye başlamışlardır. Büyük kentlerin dışında da sergiler, yarışmalar düzenlenmektedir. Bunlara paralel olarak karikatürün tarihini, kuramını konu alan yazılar, kitaplar yayımlanmaktadır.

www.hagayret.net
sitesinden alınmıştır.

KARİKATÜRDE İLKLERİMİZ
Ali Fuat Bey
...........-1919
Yusuf (Franko) Paşa
1855-1933
Halit Naci Bey
1875-13.Ocak.1927
Cemil Cem
1882-1950
Sedat Nuri İleri
1888-?
Kozma Togo
1896-1964
Münif Fehim Özarman
1899-?
Ramiz Gökçe
1900-5.Ocak.1953
Salih Erimez
1901-
Cemal Nadir Güler
1902-1947
Ratip Tahir Burak
1904-?
Hüseyin Hulki Onaran
1906-25.07.1987
Şinasi Revi
1912-5.Nisan.2002
Orhan Ural
1913-?
Zahir Güvemli
1913-5.Haziran.2004
Şevki Şenkaya
1920-?
Necmi Rıza (Ayça)
1921-5.Mart.2001
Pertev Ertün
1922-6.Ağustos.2009
Mustafa Uykusuz (MİM)
1922-
Hüseyin Mumcu
1924-26.Mart.2002
Selma Emiroğlu
1927-?
Mehmet Baha
Münir Osman



ALİ FUAT BEY
?-1919





İlk Türk Karikatürcüsüdür.
1869’da Basiret gazetesinde muhabir olarak başladı. 1874’te yayınlanan Letaif-i Asar’da “derginin ressamı” olarak yer aldı. Kahkaha ve özellikle Çaylak dergisine katkı sağladı. Mizahın yasaklandığı dönemde yurt dışına gitti, Jön Türkler’e katıldı. 1908’de İkinci Meşrutiyet’in ilanı ile geri döndü. Turgut Çeviker Ali Fuad Bey için “İlk Türk Karikatürcü” tabirini kullanır. (7)
Teodor Kasab’ın yayıcılığını yaptığı, Hayal Dergisi’inde (08.02.1876 tarihli 319.nüshası) yayınlanan Nişan Berberyan tarafından çizilmiş(8) bir karikatür hem derginin kapatılmasına hem de Teodor Kasab’ın üç yıl hapse girmesine yol açar.(9)

Sanatçı hakkındaki bu bilgi, www.mizahvecizgi.com dan alınmıştır.

YUSUF (FRANKO) PAŞA
1855-1933




Karikatürcü, devlet adamı, 1855 yılında doğdu. Özel eğitim gördü. Osmanlı Dışişlerinde görev aldı. Dışişleri Bakanlığı Özel Kalem Müdürlüğü ve Cebel-i Lübnan Mutasarrıflığı görevlerinde bulundu. Ortadoğu’nun siyasal tarihini inceleyen J.C.Hurewitz’in bulduğu karikatür albümüyle tanındı. Bu albümde 1880-1890 dönemi Ortadoğu diplomatlarının portreleri yer almaktaydı. Karikatür-portreler, güçlü çizgileriyle dikkat çekerken, fon özellikleriyle de birer tarihi belge sayıldı.
1933 yılında öldü.

HALİT NACİ BEY
1875-13.OCAK.1927



İstanbul’un Eyüp Sultan semtinde doğdu. Fabrikatör Osman Bey’in oğludur Henüz ilk mektepte iken devamlı resim yapması ve resim sanatına olan yeteneği ailesinin dikkatini çekti.

Bahriye Mektebinde tahsiline devam ederken yaptığı resimler öğretmenleri tarafından beğenilip takdir edildi ve daima teşvik gördü. Okul müdürü tarafından zamanın Bahriye Nazırı Hüseyin Hüsnü Paşa’nın portresini yapmaya teşvik edildi. Karakalem tekniği ile yapılıp Paşaya takdim edilen portreyi Hüseyin Hüsnü Paşa çok beğendi. Daha sonra Sultan Abdülhamid II’nin karakalem portresini yaptı ve Sultan’a takdim etti. Bunun üzerine Sultan Abdülhamit II tarafından özel bir irade çıkarılarak izinli askeri öğrenci statüsünde Sanay-i Nefise Mektebinde (Güzel Sanatlar Akademisi) resim tahsiline başladı.

İnce ve zarif zekasını kuvvetli çizgisiyle birleştirip mizahi buluşlarıyla bu alandaki yeteneğini de ispatladı. Yoğun çalışmaları arasında gitar çalarak yorgunluğunu giderirdi. Yine öyle bir dinlenme esnasında gitar çalarken geçirdiği kalp krizi sonucu 53 yaşında İstanbul’da vefat etti.

O kadarki Halit Naci halk mizahının önemli ustalarından biri idi. İlk karikatürü Karagöz’ün 83.sayısında yayınlamıştı. (1909) Uzun yıllar boyunca İstanbul’un hemen her skorunu onun fırçasından geçmişti. kadar ki Karagöz den başka Coşkun Kalender, Yeni Geveze, Arzuhal, Hayal-i Cedit, Falaka, Köylü, gibi mizah gazete ve dergilerinde karikatürleri yayınlandı. Tasvirci karikatürün önemli ustalarından biriydi. Karikatürleri arka plandaki İstanbul görüntüleriyle bugün için belgesel değer taşırlar. Eserleri İstanbul Topkapı Sarayı Müzesinde İstanbul Şehir Müzesinde Özel müze ve karma kuruluşlarda yurt içi ve yurt dışında özel koleksiyonla bulunmaktadır.








CEMİL CEM
1882-1950




Cemil Cem (1882-1950), çağdaş Türk karikatürünün en önemli ustalarından biridir. Karikatürlerinde genellikle Türkiye'nin siyasal yaşamını konu almıştır.
Cemil Cem İstanbul'da doğdu. İstanbul'da hukuk öğrenimi gördü. Dışişlerinde görevli olarak Fransa'ya gitti. Bu sırada Paris'te Siyasal Bilgiler Okulu’nun derslerini izledi. 1908'de İstanbul’da yayımlanmaya başlayan Kalem dergisine karikatürler göndermeye başladı. Karikatürlerinde altyazıya da önem veriyordu. Cem 1910'da İstanbul'a döndü ve aynı yıl ünlü mizah dergisi Cem dergisini çıkarmaya başladı. Özellikle portre karikatürleri çizdi ve karikatürlerinde devlet adamlarının kişiliklerinin ve dış görünüşlerinin en belirgin yanlarını ustaca yansıttı.
1912'de, Balkan Savaşları’ndaki yenilginin ardından dergiyi kapatarak Avrupa'ya gitti. Kurtuluş Savaşı sırasında İstanbul’a döndü ve 1925’e değin Sanayi-i Nefise Mektebi'nde (bugün Mimar Sinan Üniversitesi) müdürlük yaptı. Cem'i 1927’de yeniden yayımlamaya başladı. Vergileri eleştiren bir karikatürü nedeniyle yargılandı. Recep Peker'i konu alan bir karikatürü nedeniyle de dergisi 1928'de kapatıldı ve karikatür yayımlaması yasaklandı.
Bir süre İstanbul Belediye Şehir Meclisi üyeliği yaptıktan sonra evine çekilen Cem zamanını resim yaparak geçirdi. 9 Nisan 1950’de İstanbul’da öldü.
Cem karikatürlerini mizahı yazıyla ileten bir anlayışla çizdi. Devlet adamlarını ve yönetimi hiç sakınmadan eleştirdi. Çizgilerindeki gerçekçilik ve ince mizah anlayışıyla daha sonra birçok karikatürcüyü etkiledi. Cem'in 1909'da yayımladığı
adsız bir karikatür albümü vardır.








SEDAT NURİ İLERİ
1888-?





Bahr-ı Sefit Valisi Abidin Paşa'nın torunu ve Ayan Meclisi üyesi Nuri Paşa'nın oğlu olan Sedat Nuri İleri, 1888 yılında Sakız'da doğdu. Belçika Grembloux Yüksek Ziraat Okulu'nda eğitimini tamamladıktan sonra aynı ülkede "La Barde" (Sakal) mizah dergisini (1908), daha sonra kardeşleri Suphi Nuri ve Celal Nuri ile İstanbul'da "İleri" gazetesini (1911) yayınladı. İstanbul Radyosu'nun kurulmasına yardımcı oldu. Politik ve sosyal konulu karikatürleri, Yedigün, Karikatür ve Akbaba dergileriyle Cumhuriyet gazetesinde yayınlandı. 1939 yılında karikatürlerini Paris'te sergiledi ve uzun yıllar Fransa'da kaldı. 1932 yılında, 54 yaşında Royat'ta öldü.
Sedat Nuri İleri'nin yapıtları, 1972 yılında ailesi tarafından İstanbul'da Darüşşafaka Galerisi'nde sergilenmiştir.









Milliyet Türk Mizahının Öncüleri kitabının 13. Fasikülü'nden alınmıştır.


KOZMA TOGO
1895-6.EKİM.1964



Portre karikatürleriyle ün yapan Kozma Togo, 1895 yılında İstanbul'da doğdu. Vatelo Lisesi'nde orta öğrenimini yaparken karikatür çizmeye başlayan  Togo, önce sadece portre karikatürler çizdi. Bunlar, Cumhuriyet, Akşam, gibi gazetelerde yayınlanmaya başladıktan sonra çeşitli mizah dergilerine ve günlük gazetelere konulu karikatürler çizmeye başladı. Milliyet, Cumhuriyet, Akşam, Son Telgraf, Karagöz, Babacan, Köylü, Embros, Akbaba, Karikatür, Mizahh gibi dergi ve gazetelerde karikatürleri yayınlanan Togo, kendi adını taşıyan "Togo Albümü"nü de yıllarca yayınlamıştır.
Fransızca ve Rumca bilen Kozma Togo, karikatürlerinde sadece "Togo" adını kullanmıştır. 6.Ekim.1964 tarihinde öldü.











Milliyet Türk Mizahının Öncüleri kitabının 6. Fasikül'ünden alınmıştır.

MÜNİF FEHİM ÖZARMAN
1899-



1899 yılında İstanbul'da doğdu.
Babası ünlü tiyatro sanatçısı Ahmet Fehim Efendi'dir. Öğrenimini Üsküdar Sultanisi ve Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nde yaptı.
1921 yılında İleri gazetesinde basın hayatına atıldı. Kısa bir süre karikatür çizdikten sonra ressam ve illüstratör olarak çalıştı.
İkdam, Vakit, Son Posta, Aydede, Akbaba, Yedigün,Yirminci Asır adlı mizah dergi ve gazetelerinde çalıştı. Bir ara, Reşat Nuri Güntekin, Mahmut Yesari ve İbnülrefik Ahmet Nuri ile "Kelebek" dergisini yayınladı.







Milliyet Türk Mizahının Öncüleri kitabının 12. Fasikülü'nden alınmıştır.

RAMİZ GÖKÇE
1900-5.OCAK.1953





1900 İstanbul doğumlu Ramiz Gökçe, İstanbul'da Beşiktaş İttihat ve Terakki Mektebi, Kabataş İdadisi ve İstanbul Muallim Mektebi'nde eğitimini tamamladı. Uzun yıllar orta dereceli okullarda resim öğretmenliği yaptı. İlk karikatürü Şeytan dergisinde yayımlandı (1918). Diken, Büyük Mecmua, Yeni Eğlence, Tasvir-i Efkâr, Terbiye ve Tedris, Birinci Kitap, İkinci Kitap, Âyine, Aydede, Akbaba, Zümrüdüanka, Kelebek, Yeni Dünya, Karikatür, Yedigün, Karagöz, Cumhuriyet, Tasvir, Yeni Sabah dergi ve gazetelerde çizdi. 1949'da Mizah, daha sonra Peri ve Salon adlı dergileri çıkardı.
Çok sevilip tutulan karikatür tipleri yarattı. Bunların en ünlüsü "Tombul Teyze ve Sıska Dayı", "Çömez" ve "Yeni Zengin"dir.Yaşamı boyunca sürdüreceği çizgiye kariyerinin ilk döneminde ulaşmış bir karikatürcüdür. Resim ile karikatür çizgisi arasında gidip gelen, "karikatür"den çok, "çizmek eylemi"yle ilgilenen; bir derginin aynı sayısında birden çok üslupla karikatürler çizebilen; "karikatür bilinci"nden yoksun bir karikatürcü olarak kendini gösterir.
Cemal Nadir Güler ile birlikte 1923-1950 yıllarının Türk karikatürüne damgasını vurmuş, birçok genç karikatürcüyü etkilemiştir. Karikatürlerine bakıldığında, tutarlı bir politik çizgiden yoksun olduğu ayrımsanır. Özellikle "Tombul Teyze ve Sıska Dayı" tiplemesiyle yaygın bir ün kazandı.
Yapıtları: Harp Fakirleri (Karma, 1918)Ramiz Karikatür Albümü 1 (Yedigün Neşriyatı, 1937)Ramiz Karikatür Albümü 2 (Yedigün Neşriyatı, Tarihsiz)Bu Harbin Karikatür Albümü 1 ([1944])Bu Harbin Karikatür Albümü No. 2 (1945)Kadınlar Albümü (1945)Tombul Teyze (1, 2, 3, 4 / Yedigün Neşriyatı, [1946])Yeni Zengin (1946)Hacıağalar Albümü (1946, 2. Baskı)Seçim Albümü (1950)Ramiz Karikatür Albümü (Milliyet Yay., İst., 1984)Gir, Kapanıyorum (Haz.: Turgut Çeviker, Adam Yay., 1. Baskı, İst., Ekim 1992)
Ramiz Gökçe 5 Ocak 1953 tarihinde henüz 53 yaşındayken vefat etti.

Özgeçmiş, www.mizahhaber.blogspot.com
 dan alınmıştır.







Karikatürler, Milliyet Türk Mizahının Öncüleri kitabının 4. Fasikülü'nden alınmıştır.

CEMAL NADİR GÜLER
1902-1947



 
Cemal Nadir 1902' de Bursa'da doğdu. Bursa Lisesi'ndeki öğreniminden sonra, bir süre tabelacılık ve resim öğretmenliği yaptı. İlk karikatürleri, Sedat Simavi'nin Diken adlı mizah dergisinde yayımlandı (1920). Akbaba dergisine gönderdiği karikatürü ilgi çekince, Akşam gazetesinden davet aldı ve İstanbul'a yerleşti (1929). Akşam'da günlük karikatürler çizmeyi 1943'e değin sürdürdü; daha sonra Cumhuriyet gazetesine geçti. Resimli Dünya, Karikatür, Yücel dergilerinde de karikatürleri yayımlandı. Cemal Nadir, Türk karikatürünün resmin etkisinden uzaklaşmasına katkıda bulunması, karikatürde yerli tipler yaratması ve halka özgü mizah anlayışını karika türe yansıtmasıyla, çağdaş Türk karikatürünün öncüsü kabul edilir. Cemal Nadir'e değin Türk karikatüründe resim çizgisi kullanılıyor, tiplemelerde ve mizah anlayışında Fransız etkisi göze çarpıyordu. Cemal Nadir'in “Amcabey”, “Efruz Bey”, “Dalkavuk”, “Akla Kara”, “Yeni Zengin” gibi yeni ve yerli tipler yaratması, karikatürlerinde toplumsal olaylara yer vermesi, yerli özelliklere ağırlık vererek çizmesi, karikatür sanatının yaygınlaşmasında önemli bir etken oldu. Cemal Nadir kendisinden sonraki karikatürcüler kuşağının yetişmesine de önemli katkılarda bulundu. Viyana Uluslararası Karikatür Yarışması'nda birincilik alan, karikatürleri pek çok yabancı dergide yayımlanan Cemal Nadir beş kişisel sergi açtı. Özellikle ABD' de açtığı sergi büyük ilgi uyandırdı. Karikatürlerini Amcabey'e Göre (1932), Karikatür Albümü (1939), Akla Kara (1940), Dalkavuk Karikatür Albümü (1946) ve Amcabey Albümü (1946) adlarıyla yayımladı. Çağdaş Türk karikatür sanatının öncüsü Cemal Nadir Güler girdiği komadan kurtulamayarak 27 Şubat 1947'de İstanbul' da öldü.




 


RATİP TAHİR BURAK
1904-28.EKİM.1977 (VEFAT)




Ratip Tahir Burak'ın asıl mesleği kaptanlıktır.
1904 yılında İstanbul'da doğan Burak, 1921 yılında Denizcilik Okulu'ndan mezun oldu ve bir süre kaptanlık yaptı. Bu sırada karikatür çizmeye de başlayan Ratip Tahir, mesleğini bırakarak karikatürist ve ressam olarak çalışmaya başladı.
1926 yılında Paris'e gidip resim öğrenimi gören Burak, iki yıl sonra dönerek çeşitli gazete ve dergilerde karikariktür çizmeye başladı. Kabataş Lisesi'nde resim öğretmenliği yaptı. daha sonra Ankara'ya yerleşerek uzun yıllar Ulus gazetesinde çalıştı. 1953 yılında "Karikatürcünün Şakaları" adlı karikatür albümü yayınlandı.
Bir karikatürü yüzünden 18 aya mahmum olarak Toptaşı Cezaevi'nde yatan Burak, hürriyet ve Yeni Sabah gazetelerinde tarihi resimler ve karikatür çizdi.
1960 devriminden sonra Kurucu Meclis üyeliği, 1961 yılında da CHP'den İstanbul milletvekili seçilen Burak bir dönem bu görevde bulundu. 28.Ekim.1977 tarihinde hayata gözlerini yumdu.







Özgeçmiş ve karikatürler, Milliyet Türk Mizahının Öncüleri kitabının 13. Fasikülü'nden alınmıştır.

HÜSEYİN HULKİ ONARAN
1906-25.07.1987 (VEFAT)



1906 yılında doğdu. Akbaba, Varlık, Doğan Kardeş , Akşam ve Cumhuriyet gazetelerinde çalıştı. 25.07.1987 öldü.



Karikatür, www.mizahvesiir.com dan alınmıştır.

ŞİNASİ REVİ
1912-5.NİSAN.2002 (VEFAT)





 1912 yılında İstanbulda doğdu.1937’de Gazi Eğitim Türkçe-Edebiyat Bölümü’nden mezun oldu. Kırk yıl öğretmenlik yaptı. Çeşitli gazete ve dergilerde çizer olarak çalıştı. İzmir’in İçinde Çizdiler Beni (Portre Karikatür) ve İzmir’de 55 Yıl (Anılar) kitabı yayımlandı. 5.Nisan.2002’de aramızdan ayrıldı.

ORHAN URAL
1913-?




Asıl mesleği öğretmenlik olan Orhan Ural, 1913 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Erkek Öğretmen Okulu'nu bitirerek öğretmen oldu. Bir süre de Güzel Sanatlar Akademisi'ne devam etti. 1932 yılında öğretmenlikten ayrılarak yaşamın karikatürle kazanmaya başladı.
Karikatür, Hemşeri,
Akbaba, Şaka, dergilerinde ve Son Posta, Tanin, Vakit, Haber, En Son Dakika ve Tercüman gazetelerinde çalıştı. "Nasreddin Hoca" adında bir bir mizah dergisi de yayınlayan Ural, genç yaşında faal karikatürcülüğü bırakıp sanatını kendi adını taşıyan yıllıklar yayınlayarak sürdürdü.











Özgeçmiş ve karikatürler, Milliyet Türk Mizahının Öncüleri kitabının 7. Fasikülü'nden alınmıştır.

ZAHİR GÜVEMLİ
 1913-5.HAZİRAN.2004




1913 yılında Edirne’de doğdu. İstanbul Erkek Lisesinde, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde öğrenim gördü. 1934’te Yeni Adam dergisine karikatür çizmeye başladı. Sonraları Haber, Vakit, Şaka, Akbaba, Mizah gibi dergi ve gazetelerde çizdi. 1955’te karikatür çalışmalarını bıraktı, araştırma, derleme alanına yöneldi. 1939’da “Başlar ve Anket” adlı bir kitapta portre karikatürlerini topladı. 1940’ta kendi adını taşıyan “Zahir Güvemli” karikatür albümlerini yayınladı. Kişisel sergiler de açan Güvemli bir dönem İstanbul Radyosunda sanat programları hazırladı.
Basınımızda uzun yıllar mizahi yazılar, tiyatro ve resim eleştirileri yazdı.
Yayınladığı iki karikatür albümü dışında, yahya Kemal, Ahmet Haşim, Voltaire, Medeniyet, İbsen, Türk Mizah Edebiyatı Antolojisi, Sanat Tarihi, Meşhur Ressam ve Heykeltraşlar adlı eserleri de yayımlanan Zahir Güvemli, 5 haziran 2004’te 91 yaşındayken aramızdan ayrıldı.








Özgeçmiş ve karikatürler, Milliyet Türk Mizahının Öncüleri kitabının 11. Fasikülü'nden alınmıştır.

ŞEVKİ ŞENKAYA
1920-




Şevki Şenkaya aslen Kıbrıs'lıdır. 1920 yılında Şile'de dünyaya gelen Şevki, liseyi bitirdikten sonra İstanbul'a gelerek Hukuk Fakültesi'ne devam etti.
İlk karikatürü 1941 yılında Akbaba dergisinde yayınlandı.
Akbaba, Şaka, Karikatür ve Hürriyet'te çalışan Şevki Şenkaya Güney Amerika'ya yerleşti.







Özgeçmiş ve karikatürler, Milliyet Türk Mizahının Öncüleri kitabının 9. Fasikülü'nden alınmıştır.

SALİH ERİMEZ
1921-1974



1921 yılında İstanbul'da doğan Salih Erimez, İstanbul Erkek Lisesi ve Viyana Güzel Sanatlar Akademisi'ni bitirdi.
Karikatürleri, Yedidün, Karikatür, Papağan, Akbaba, Şaka ve Nasreddin Hoca dergileiyle Cumhuriyet, Son Saat, Yeni Ses, Zaman, Akşam, Dünya ve Tercüman gazetelerinde ve Tarihten Çizgiler adlı albümünde yayınlandı.yayınlandı. 1974 yılında hayata gözlerini yumdu.







Özgeçmiş ve karikatürler, Milliyet Türk Mizahının Öncüleri kitabının 10. Fasikülü'nden alınmıştır.

 NECMİ RIZA (AYÇA)
1921-5.MART.2001



Necmi Rıza 1921 yılında Yugoslavya'da Priştine kasabasında doğdu. 1920 yılında ailesiyle birlikte İstanbul'a yerleşti. İlk ve orta öğrenimini çeşitli yerlerde tamamlayan Necmi Rıza, 1945 yılında Devlet Güzel sanatlar Akademisi resim bölümünü bitirdi.
Daha lise yıllarında Akbaba dergisinde çizdiği karikatürlerle sanat yaşamına başlayan Ayça, Akbaba, Karikatür ve Şaka dergilerinde çalıştı. Bir ara Papağan mizah dergisinin yazı işleri müdürü ve ortağı oldu. Kapak kompozisyonları ve kadın karikatürleriyle ün yapan Necmi Rıza, 12 yıl boyunca Necmi Rıza albümleri yayınladı.







Özgeçmiş ve karikatürler, Milliyet Türk Mizahının Öncüleri kitabının 8. Fasikülü'nden alınmıştır.

PERTEV ERTÜN
1922-6.AĞUSTOS.2009 (VEFAT)





 
1922’de Eskişehir’de doğdu. İlk okulu bitirdikten sonra babasının görevi  nedeniyle Ankara’ya gitti. Orta ve lise tahsilini orada tamamladı.  Lise yıllarında karikatüre ilgi duyan Ertün’ün karikatürleri 1947 yılında Eskişehir basınında görülmeye başladı. Ulusal basında ilk karikatürü Necmi Rıza Ayça’ nın desteği ile 1948 yılında haftalık mizah dergisi Şaka’da yayımlandı. 1948-1949 yıllarında gazeteci arkadaşı Ruşen Mamuh ve Kocatepe gazetesinin sahibi Faruk Şükrü Yersel’i de kadrosunda bulunduran, İstanbul’da  hazırlanan siyasi halk gazetesi Karadayı’ nın kapak ve iç sayfa karikatürlerini çizdi. 1953’de  Yılmaz Büyükerşen ve Beytullah Heper ile birlikte Eskişehir’de  Saksağan  mizah gazetesini çıkardı. (Bu gazete iki yıl kadar yayınını sürdürmüş, Eskişehir’in en uzun soluklu mizah yayını olmuştur.)
1955 yılından itibaren Eskişehir’de Sakarya ve Demokrat Anadolu gazetelerinde düzenli olarak karikatürleri yayımlandı. 1961 yılında Yılmaz Büyükerşen  ve Beytullah Heper ile birlikte karikatür sergisi açtı. 1965 ve sonraki yıllarda T.C.D.D. ve Ankara Orman Genel  Müdürlüğü’ nün afiş ve broşürlerini hazırladı. Orman Müdürlüğü için hazırladığı bir afiş birinciliğe layık görüldü. 1980 yılında İstanbul’ a tekrar gitti ve Bab-ı Ali’ de bir grafik atölyesinde çalışırken Çarşaf  mizah  dergisine de karikatürler verdi. 6.Ağustos.2009 tarihinde hayata gözlerini yumdu.
 






MİM UYKUSUZ
1922-1983 (VEFAT)






1922’de  Akhisar’da  doğdu, İlk ve orta öğrenimini Akhisar’da yapan Uykusuz, 1940’ta İstanbul’a gelerek Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nin Resim Bölümlü’ne girdi. Ekonomik nedenlerle öğrenimini yarıda bırakarak gittiği askerlik dönüşü tekrar Akademi’ye başladı. Bu sefer işlerinin fazlalığından okulu bıraktı. İlk karikatürü  1938’de yayımlandı. 1945’den itibaren Makro Paşa, Malum Paşa, Medet, Akbaba, Karikatür, Tef. Dolmuş, Taş ve Taş Karikatür, Zübük, Gırdır ve Özgür İnsan dergileriyle İstanbul Ekspres, Dünya, Ulus ve Gün gazetelerinde çalıştı. Toplum sorunlarını ilk kez karikatürümüze getiren bir sanatçı olan Mim Uykusuz karikatürlerinin bir bölümünü üç albümde topladı. Yurt içi ve dışında yapılan yarışmalarda birçok ödül kazanan Uykusuz’un yarattığı tiplerin başında Nasrettin Hoca gelir.
Mim Uykusuz 1983 yılında aramızdan ayrıldı.









HAMİT DURU
1923-



1923 İstanbul doğumlu. 1943 yılında Galatasaray lisesini bitirdi. 1948 yılında Akademinin mimarlık bölümünden birincilikle mezun oldui. Bir ara mimarlar odası başkanlında bulunan sanatçı, en verimli karikatürlerini 1938- 1955 yılları arasında çizdi. Daha sonra çalışmalarını Avrupa da sürdürdü.  Çalıştığı başlıca dergiler Akbaba, Şaka, Karikatür ve Amcabey dergileri oldu. Halen Bodrum Torba Amiral 4. sitesinde yaşamını sürdürüyor.







Özgeçmiş ve karikatürler, www.karikaturculerdernegi.org dan alınmıştır.

 HÜSEYİN MUMCU
1924-26.MART.2002



1924 yılında Bursa'da doğan Mumcu, Güzel Sanatlar Akademisi'nde öğrenim gördü. 1947-1952 yılları arasında Babıali'de "Mumcu" imzasıyla başta Mizah Dergisi olmak üzere çeşitli dergilerde karikatür sanatçısı ve illüstratör olarak çalışan Mumcu, Türkiye'nin çok partili hayata geçiş yıllarında "Mizah" dergisinde yayınlanan, köy ve köylülerin sorunlarını dile getiren karikatürleriyle ün kazandı. Bu dönemde Mizah Dergisi'nde 150'den fazla karikatürü yayınlanan Mumcu, karikatürleriyle dönemin Başbakanı Adnan Menderes'ten de övgüler aldı. Devlet Tiyatroları'na 1951 yılında sahne ressamı olarak giren Mumcu, 1990 yılında emekli oluncaya kadar dekor ve kostüm tasarımcılığının yanı sıra sanat teknik müdürlüğü görevinde de bulundu. Devlet Tiyatroları'nda Sanat Teknik Müdürlüğü görevinden emekli olan Hüseyin Mumcu, 400'den fazla oyunun kostüm ve dekor tasarımını yapmıştı. "İstanbul Efendisi" ve "Keşanlı Ali Destanı" gibi ünlü oyunların da giysi ve kostüm tasarımına imza atan Mumcu, en son Konya Devlet Tiyatrosu'nun sahnelediği, Ferhan Şensoy'un "Soyut Padişah" adlı oyununun giysi ve dekor tasarımını üstlenmişti. Sanat yaşamı süresince dört kez, Sanat Kurumu'nun "En İyi Dekoratör" ödülünü alan Mumcu, 26 Mart 2002'de öldü.






 
SELMA EMİROĞLU
1928-


1928 yılında İstanbul’da doğdu. Türk karikatürnün ilk kadın karikatüristidir. Karikatüre ilk başlayışının şöyle anlatıyor Selma Emiroğlu: “Bir buçuk yaşımda fazla haşarılık yaptığım zamanlar, annemin beni oyalamak amacıyla çizdiği kedi ve karga resimlerinin cazibesine kapılarak sanat hatatına girdim. On iki yaşıma kadar her gün resim yaptım. Defterler, kitaplar ve duvarlar resimlerle doldu. O ara Cemal Nadir’i tanımak fırsatını kazandım. Benimle çok meşgul oldu ve çizgilerim de karikatür yoluna saptı. İlk karikatürlerim on dört yaşımda iken Amcabey dergisinde çıktı.”

Amerikan Kız Koleji’ne bir süre devam eden Selma Emiroğlu, orta kısımdan ayrılarak konservatuvara devam etmiş, dramatik soprano olmuş ve İstanbul Radyosu’nda çalışmıştır.

Doğan Kardeş, tef, Akbaba, dergilerinde çizen Selma Emiroğlu, evlendikten sonra karikatürcülüğü bırakarak müzikle uğraşmış.

 


 Özgeçmiş ve karikatür, sevgili karikatüristimiz Akdağ Sağdut katkısıdır.


 
  Toplam 83291 ziyaretçi (148300 klik) kişi  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=